Blues terimi Batı Afrika kültüründe cenaze ve yas törenlerinde acının, yasın, kederin ifadesi olarak kullanılan mavi renginden gelmektedir.

Blues; Amerika’daki Afrika asıllı kölelerin tarlalarda çalışırken söyledikleri isyan ve hüzün müziğidir. 1800’lerin başında kolonilerde çalışmak üzere getirilen köleler kendilerini Blues söyleyerek ifade ederlerdi ve bu müzikle acıyı, ümidi ve kısıtlanan özgürlüklerini-köleliklerini anlatırlardı. Sözlerinde daha çok yalnızlık ve çaresizlik ifadeleri ve argo kelimeler yer alırdı. Blues müziğinde vokal uyumlu şarkılarında yapılan iş ile müziğin bir ritim uyumu vardı.

 

Blues kelimesinin çıkış yerine bakıldığında aslında acıyı sembolize edildiği görülür. Cenaze törenlerinde de sık sık tercih edilen Blues müziğinin ismi, yas rengi olan maviden gelmektedir. Feelings of blue kasvetli bir ifade olarak hissedilmektedir. Afrikalı kölelerin çaresizliği Blues’un ritmine, tınısına ve aynı zamanda ismine de yansımıştır.

 

1950’li yıllarda Blues daha çok siyahilerin tekelinde olan barlarda çalınmaktadır. O dönemde Jazz müziğinden de etkilenen Blues müziği Amerika’nın ötesine de hızlıca yayıldı. Blues; Rock’n’Roll, Swing, Country ve R&B gibi modern müzik türlerinin köklerini oluşturur. Blues, genellikle gitar ve piyano eşliğinde solo olarak söylenmekteydi.

 

1909’da Memphis şehrinin belediye başkan adaylarından E.H.Crump yeni yeni kurulmaya başlanan Blues gruplarından birinden seçim propagandasında kullanılmak üzere bir parça yazmalarını istemiştir. Yazılan bu şarkıyla E.H.Crump hem cumhurbaşkanlığını kazanmıştır  hem de blues müzik biraz daha geniş kitlelere yayılmıştır. Bir yandan da 1912 tarihinde, Hard A. Wand’ın yayınladığı ‘Dallas Blues’ ilk Blues notası kabul edilir.

 

Jazz ve Blues birbirine benzeyen, birbirinden etkilenen; fakat ayırt edilebilirliği yüksek iki müzik türüdür. Blues’un Jazz’ dan farkı ise enstrümanlarda ve ritimlerde ortaya çıkar. Çıkış aşamasında hiçbir müzik aleti olmadığı için ritim tutarak yapılan Blues’ da zaman geçtikçe gitar ve armonika eklenmiştir. Blues’ da ağırlıklı olarak gitar kullanılırken Jazz’ da bas, saksafon ve piyano ön plandadır. Ayrıca Blues, Jazz müziğe göre daha melankolik ve acı yüklüdür, kırsal kesimi temsil eder, şehri temsil etmez.

 

Blues müziğinin kendi arasında klasik, acid, gospel, delta, soul, teksas, R&B gibi çeşitleri vardır. Örneğin; Blues müziğinin ilk tarzlarından birisi olan ve siyahi kölelerin Hristiyanlaşmadan önceki dönemde yaptıkları; ölçüsüz-notasız Blues’a delta Blues denmektedir.

 

Türkiye’de Blues müziğini icra eden sanatçılarımıza baktığımızda kendilerinden sonraki sanatçıları da etkilemiş birçok isim vardır. En ünlüleri arasında Yavuz Çetin ve Kerim Çaplı ve beraber kurdukları Blue Blues Band; Bulutsuzluk Özlemi, Cenk Sökmen, Bülent Ortaçgil sayılabilir. Ayrıca Türkiye’de blues müziğini tanıtmak ve geliştirmek adına geçtiğimiz yıllarda 8 müzisyen tarafından ilk defa Blues Derneği kurulmuş ve bu dernek şimdiden çeşitli organizasyonlara imza atmıştır.

 

Türkiye’de de hatrı sayılır bir dinleyici kitlesi olan Blues müziği dünyada pek çok sanatçı tarafından yapılmakta, çeşitli Blues konserleri ve festivalleri düzenlenmektedir. 

Ecz. Ece Pınar Eren

 

 

ilachaber
ilachaber
ADMINISTRATOR
PROFİL

İlgili Makaleler