Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH)

Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH)

Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH), mide içeriğinin patolojik olarak özofagusa (yemek borusuna) geri kaçışı ve bunun sonucu olarak çeşitli yakınmalara sebep olan bir üst gastrointestinal sistem hastalığıdır. Alt özofagus sfinkteri yemek borusu ile midenin birleşim yerinde bulunan, düz kaslardan oluşan bir kapakçık sistemidir. Bu sistem gevşediğinde besinlerin mideye girişi olur, kasıldığında ise mide içeriğinin özofagusa geçişine engel olur. Bu şekilde midenin asidik içeriğinin (safra, gastrik asit) yemek borusuna zarar vermesi önlenir. Reflüde alt özofageal sfinkterde geçici gevşeme görülür. Bu, sağlıklı bireylerde günde defalarca gerçekleşen fizyolojik bir olaydır. Ancak bu gevşeme sık aralıklarla tekrarladığında, uyku sırasında meydana geldiğinde ve uzun sürdüğünde patolojik reflü söz konusudur. Gastrik asit, safra, yenilen besinler, pankreas ve ince bağırsak içeriği mideden özofagusa sık sık geçiş yapar. Yemek borusu midenin asidik içeriğinde uzun süre maruz kaldığından mukozada tahriş ve iltihap oluşmaya başlar. Bunlar da reflü hastalığı şikayetlerinin ortaya çıkmasına sebep olur.
GÖRH, çoğunlukla alt özofagus sfinkterinin çeşitli sebeplerden dolayı yetersiz çalışmasından kaynaklanır. Bunun dışında mide boşalma bozuklukları, mide fıtığı veya bazı özofagus hastalıkları sonucu da ortaya çıkabilmektedir. Tek seferde fazla miktarda yemek yemek, sigara kullanımı, kafein, asitli içecekler, bazı ilaçlar, alkol kullanımı, acı, çok yağlı, kızarmış veya çok baharatlı yiyeceklerin tüketilmesi reflüyü tetiklemektedir.
Reflü hastalığının en tipik belirtisi midenin üst kısmından başlayıp göğüs kafesine doğru artarak yayılan yanma hissidir (retrosternal yanma, heatburn). Bu yanma hissi genellikle yemeklerden 30-60 dakika sonra başlar, egzersiz ve aşağı doğru eğilme ile artar, sırta ve boğaza kadar yayılabilir. Reflünün sıklıkla görülen bir diğer belirtisi ağıza gıda ve acı-ekşi su gelmesidir (regurjitasyon). Şiddetli reflüde mide içeriğinin yemek borusu ve ağıza gelmesine bağlı olarak boğaz ağrısı, ağız kokusu, diş çürükleri, inatçı öksürük, ses kısklığı, hıçkırık, hazımsızlık, yutkunma güçlüğü, gıcık hissi gibi problemler görülebilmektedir. Bununla birlikte bulantı, kusma, mide ağrısı, farenjit, kilo kaybı gibi şikayetlerin temelinde de gastroözofageal reflü hastalığı olabilmektedir. Reflünün atipik semptomlarından biri de göğüs ağrısıdır. Bu ağrı genellikle koroner kalp ağrısı ile karıştırıldığından bu şikayetle başvuran hastalar öncelikle kalp hastalıkları yönünden incelenir. Ayrıca reflü, astımlı hastalarda astım ataklarını tetiklemekte, astımı olmayan kişilerde ise astım belirtilerinin görülmesine sebep olabilmektedir.
GÖRH tanısı genellikle detaylı anamnez ile koyulmakta, hastalığı belirlemede standart bir tanı testi bulunmamaktadır. Hastalığın en tipik belirtileri göğüste yanma (retrosternal yanma) ve ağıza acı-ekşi su gelmesidir. Bu şikayetlerle başvuran hastalarda ileri tanı testlerine gerek duyulmadan kolayca tanı koyulabilir. Şikayetlerin reflüye yönelik tedavi ile kısa sürede düzelmesi veya büyük ölçüde hafiflemesi tanıyı doğrular.
Endoskopik muayene (gastroskopi), özofagus ve midenin doğrudan görüntülenmesine imkan sağlayan reflü tanısında en sık kullanılan testtir. Şikayetleri uzun süredir devam eden, ailesinde mide veya özofagus kanseri öyküsü bulunan hastalarda, yutkunma güçlüğü, kilo kaybı, kansızlık gibi şiddetli belirtiler görülen hastalarda ve 40 yaşın üzerindeki hastalarda endoskopik muayene tercih edilir. Endoskopik muayene, patolojik inceleme için doku örneği alınmasına, yemek borusunda asit sebebiyle oluşmuş iltihap ve yaraların görüntülenmesine imkan sağlar. Tedaviye yanıt vermeyen, tanı koyulamayan veya atipik belirtilere sahip hastalarda ilave testlere ihtiyaç duyulabilir. Bu testlerde özofagusta 24 saatlik pH ölçümü, özofageal manometri ile özofagusun itme gücünün ölçülmesi ve Baryum grafisi ile radyolojik inceleme yapılmaktadır. Tanı testleri, belirtilerin reflü hastalığından kaynaklandığını doğrulamak, hastalığın derecesini öğrenmek ve komplikasyona yol açıp açmadığını belirlemek açısından önemlidir.
Reflü hastalığında tedavinin amacı semptomların giderilmesi, varsa yemek borusunda oluşan hasarın onarılması ve komplikasyon gelişiminin önlenmesidir. Genellikle ilaç tedavisine ek olarak yaşam tarzı ve yeme alışkanlıklarında değişiklik ile şikayetler ortadan kalkar veya büyük ölçüde azalır. Bunun dışında endoskopik tedavi yöntemleri ve cerrahi teknikler de reflü hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır.
Yatmadan önce yemek yemekten kaçınmak, yemeklerden sonraki 2-3 saat yatmaktan ve egzesiz yapmaktan kaçınmak, yatağın baş kısmını yükseltmek, yemek porsiyonlarını küçültmek, yağlı, acılı, baharatlı ve kızartılarak hazırlanan yiyeceklerden kaçınmak, özellikle aç karnına kahve ve asitli içecek tüketmemek, sigarayı ve alkolü bırakmak, ideal kiloya gelmek reflü hastalarına tavsiye edilen yaşam tarzı değişiklikleridir.
Reflü hastalığı genellikle sadece yaşam tarzı değişiklikleriyle tedavi edilemediğinden ilaç kullanımı tedavide büyük rol oynar. Tedavide en etkili ve ilk tercih edilen ilaç grubu proton pompa inibitörleridir (PPI). Bu grup ilaçlar midedeki asit salgısını etkin bir biçimde kontrol altına alarak iyileşme sağlar. Bunun dışında midedeki asit seviyesini düşürerek etki gösteren H2 reseptör blokerleri, antiasitler, aljinik asit türevleri ve özofagus peristaltizmini arttırarak besinlerin mideye geçişini kolaylaştıran prokinetik ilaçlar reflü tedavisinde kullanılmaktadır. Bazı hastalarda ilaçların aralıklı olarak kullanılması veya sadece şikayetlerin olduğu dönemlerde kullanılması yeterli olmaktadır. Mukozaya zarar veren non-steroidal antiinflamatuar ilaçlar ve aspirin ile teofilin, antikolinerjikler ve kalsiyum antagonistleri gibi alt özofagus sfinkter basıncını azaltan ilaçların kullanımı konusunda doktora ve eczacıya danışılmalıdır.
Reflü hastalığındaki en önemli problem tedavinin bırakılmasıyla semptomların nüksetmesidir. Bu durum tedavinin aniden kesilmesinden de kaynaklanabilmektedir. Bu yüzden çoğu zaman idame tedavisine ihtiyaç duyulur. Yaşam tarzı ve yeme içme alışkanlıklarındaki düzenlemelerle birlikte ilaç tedavisi gören hastalarda şikayetler geçici olarak ortadan kalkıyor veya sık sık tekrarlıyorsa kronik reflü söz konusudur. Bu durumda uzun süreli ilaç kullanımı veya cerrahi girişim gerekmektedir.
Yaşam tarzı değişikliklerine ve ilaç kullanımına rağmen tedaviye yanıt alınamıyorsa, mide fıtığı, özofagus daralması, özofagusta kanama gibi komplikasyonların gelişimi söz konusuysa cerrahi tedaviye başvurulabilir. Cerrahi teknikler, alt özofagus sfinkterini güçlendirerek fonksiyonunu düzeltmeye yönelik girişimlerdir. En sık kullanılan yöntem laparoskopik cerrahidir. Bazı durumlarda sfinkterdeki fonksiyon bozukluğu endoskopik girişimlerle de tedavi edilebilmektedir.
Reflü hastalığı tedavi edilmediği takdirde özofagusta daralma, ülser oluşumu ve kanama, kronik larenjit, astım, mide içeriğinin solunum yollarına kaçması gibi komplikasyonlara yol açabilir. Reflünün ciddi komplikasyonlarından biri Barett özofagusu veya Barett metaplazisi adı verilen ve kanser gelişme riski taşıyan hastalıktır. Barett özofagusu saptanan hastalarda düzenli aralıklarda gastroskopi ve histopatolojik inceleme yapılmalıdır.
GÖRH, ülkemizde ve tüm dünyada oldukça sık rastlanan bir hastalıktır. Her yaş grubunda görülebilmekle birlikte 40 yaşın üzerinde görülme sıklığı daha fazladır. Toplumumuzda görülme oranı yaklaşık %23’tür. Hastalığın oluşumunda cinsiyete yatkınlık söz konusu değildir, ancak özofagus hasarı erkeklerde saha sık gözlenir.
GÖRH, hastaların hayat kalitesini ciddi şekilde etkilediği ve uzun vadede komplikasyonlara sebep olabildiği için önemli bir halk sağlığı sorunu olarak değerlendirilmektedir. Özellikle erişkinlerde görülme sıklığı hızla artmakta olup, sağlık kuruluşlarına gastrointestinal şikayetle yapılan başvuruların büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Doğru tanı, uygun tedavi ve hastaların bilinçlendirilmesi ile birlikte yaşam stiline gerekli özen gösterildiği takdirde hastalıkla mücadelede olumlu sonuçlar alınacaktır.

ilachaber
ilachaber
ADMINISTRATOR
PROFİL

İlgili Makaleler