HEİNZ İKİLEMİ

HEİNZ İKİLEMİ

1927’de New York’ta doğan Lawrence Kohlberg, Chicago Üniversitesi’nde aldığı psikoloji eğitimi ile “Kişilerde Ahlaki Gelişim” alanında doktora çalışmasını yürütmüştür.

Kohlberg’in ahlaki gelişim kuramında evreler Gelenek Öncesi Düzey, Geleneksel Düzey ve Gelenek Sonrası Düzey olmak üzere 3 ana kısma ayrılmıştır. Her bir evre de kendi içinde 2 eğilime ayrılır. Kohlberg’e göre bu evrelerin sırası değişmez ancak bu evreleri tüm insanlar farklı yaşlarda deneyimleyebilir.

 

Gelenek öncesi düzeyde benmerkezci anlayış göze çarpar. Bu düzeydeki ceza ve itaat eğiliminde belirlenen kurallara uyma, bir davranışı gerçekleştirmeden önce kişilerin niyetine göre sonuçların iyi ya da kötü olarak belirlenmesi, araçsal ilişkiler eğilimde ise bireysel ihtiyaçlar ön plandadır. Geleneksel düzeyde empatik anlayış görülür. Bu düzeydeki kişiler arası uyum eğiliminde başkalarını mutlu etmek ve onlara yardımcı olmak; kanun ve düzen eğiliminde ise sosyal düzen, kanunlarda belirtildiği şekilde davranma ön plandadır. Gelenek sonrası düzeyde bireylerin kendilerine özgü ahlaki ilkeler edinmeleri anlayışı yer alır. Bu düzeydeki sosyal sözleşme eğiliminde toplumların iyiliği yararına kanunların değiştirilebileceği, kanunlara eleştirel gözle bakılabileceği; evrensel ahlak ilkeleri eğiliminde ise eşitlik, adalet ve insan haklarına dayalı ahlaki ilkeleri benimseme ön plandadır.

 

Kohlberg örneğinde yer alan Heinz’ın eşi kanser hastasıdır. 200 dolar maliyeti olan bir doz ilaç için eczacı 2000 dolar istemektedir. 1000 dolar para bulabilen Heinz, eczacıya ilacın ücretinin yarısını verip ilacı almak istediğini, kalan yarısını sonra vereceğini, karısının çok hasta ve bu ilaca ihtiyacının olduğunu belirtmesine rağmen eczacı ilacı Heinz’a vermeyi kabul etmez. Peki

 

Heinz ilacı çalmalı mıdır, çalmamalı mıdır?

 

Belirtilen ahlaki evrelerdeki eğilimlere göre incelendiğinde, itaat ve ceza eğilimine göre izin almadan eczaneye girip ilacı çalmak çok kötü bir davranıştır. Araçsal ilişkiler eğilimine göre Heinz ilacın ücretinin yarısını vermeyi kabul etmişti. İlacın da maliyetinin aslında 200 dolar, satışının 2000 dolar olduğu düşünülürse Heinz’ın ilacı çalması kötü bir davranış değildir.

 

Kişiler arası uyum eğilimine göre eşini seven iyi bir kocanın ilacı çalmasında yanlış bir durum yoktur. Kanun ve düzen eğilimine göre ise çalmak yasalara aykırı olduğu için Heinz’ın ilacı çalması yanlıştır.

 

Sosyal sözleşme eğilimine göre karısını ölüme terk etmek yerine Heinz ilacı çalabilir. Bir insanın hayatı söz konusu olduğu için çalmak bu durumda yanlış bir davranış değildir. Evrensel ahlaki ilkeler eğilimine göre Heinz’ın ihtiyaç duyduğu ilaca başkası da ihtiyaç duyabilir. Heinz hislerine göre hareket etmemelidir, ilacı çalmamalıdır.

 

Görüldüğü gibi bu örnekte farklı niyetler yalnızca iki davranışsal sonuca yol açmaktadır. Sizce Heinz ne yapmalıdır? Eczacı hangi ahlaki seviyededir?

 

Öğr. Sedef Sevgi

 

ilachaber
ilachaber
ADMINISTRATOR
PROFİL

İlgili Makaleler