Hem Gözümüze Hem Kulağa Hitap Eden Ritm: SWİNG

Hem Gözümüze Hem Kulağa Hitap Eden Ritm: SWİNG

Swing; her biri eşit olarak vurgulanan 4 vuruştan oluşan; rock’n roll ve jazz karışımı sayılan bir müzik çeşididir. Ritmi rock’n’roll’dan daha hızlıdır. Jazz ile swing’in ortak özelliği ise orkestranın düzenidir. Swing müziğin yanı sıra, dans olarak da kendine ciddi bir yer edinmiştir.
Swing’in kelime anlamı sallanmak demektir. Swing kelimesi ilk defa 1932 yılında; hem meşhur Duke Ellington’ın It Don’t Mean a Thing (If It Ain’t Got That Swing) adlı şarkısının adında; hem de Bennie Moten’ın Moten Swing adlı şarkısında geçmiştir.
Swing müziği 1920’lerde doğmuştur. 1920’lerin jazz grupları 1930-1940’ların swing grupları haline gelmiştir. 1930’lardan önce, genellikle trompet, trombon, klarnet, tuba veya bas, banjo veya piyano ve davuldan oluşan küçük topluluklar jazz yapıyordu. Her enstrüman toplulukta belirli bir role sahipti ve melodi dışında, parçalar sıklıkla doğaçlama oluyordu. Ancak, küçük bir topluluk yerine, swing müziğinde üç veya dört trompetçi, üç veya dört tromboncu, klarnet, genellikle bir tuba çalar, basçı, tuba çalar, gitarist ve davulcu olmak üzere grup 2 katına çıkıyordu. En önemli orkestra kuşkusuz “swing kralı” olarak nitelendirilen klarnetçi Benny Goodman’ın orkestrasıdır. Goodman’ın yanı sıra Duke Ellington ve Count Basie orkestraları da dönemin önde gelen topluluklarındandı. Solo performanslarda ise dikkatleri; piyanist Fats Waller ve Teddy Wilson, davulcu Gene Krupa, Tenor saksafoncu Coleman Hawkins ve Chu Berry ve alto saksafoncu Johnny Hodges ve Benny Barter da çekmektedir.

Swing

Swing’in popüler olduğu dönemdeki trend; grupların müziklerini yaparken klasik ve popüler müzik temalarını kaynaştırıp bunu swing dans edilebilecek bir tempoyla sunabilmekti. Swing dansı, swing müziği eşliğinde yapılan, ara ara hızlanıp ara ara yavaşlayan ve Lindy Hop figürlerinin sadeleştirilmesi ile ortaya çıkmıştır. 1920’lerde ortaya çıkan bu dans çeşidi, Afroamerikanlardan köken alır ve 1950’lere dek en popüler dönemlerini yaşamıştır. Swing, jive, boogie, rock’n’roll müzikleri tarz olarak birbirine çok benzer.

Swing’in bu kadar ilgi çekmesinde hem solo performansların hem de orkestra performansının katkısı vardır. Hatta bu dönem orkestraların en popüler olduğu dönemlerdir.

O dönemin filmlerini izlediğimizde de Swing’in ne kadar popüler olduğunu ve insanların hayatında nasıl bir yer edindiğini görebiliriz. Swing’in hızlı temposu ve eşli dansı üzerinden dönen senaryolar o dönemdeki birçok filmde başrol oynamıştır. En popüler filmlere örnek olarak Swing Time (1936); Shall We Dance? (1937); Boy! What a Girl! (1947) verilebilir.

Swing dansı nedir?
Swing müziğinde yapılan ritmik dansa ise swing dansı denir. Birçok eşli dansta olduğu gibi swing dansında da dansın hakimiyeti erkektedir; fakat dönüşler de kadınlar için çok daha fazla özen gerektirir ve daha zordur. Swing yapılırken erkek dansçı, kadın dansçıyı hareketleriyle yönlendirir ve ortaya yüksek ritmli müzikteki enfes dans ortaya çıkar.
Swing kategorisine girebilecek danslar arasında lindy hop, charleston, en hızlısı olan balboa ve en zıplamalısı olan collegiate shag sayılır.
Günümüzde de swing dansı ve dans kursları çok yaygındır. Swing yapılırken 1920-1950 yılları arasındaki dönemi yansıtmak için o dönemin modasına göre kıyafet seçilir. Zoom suit adı verilen bu giyim tarzında kadınlar kloş etek veya hafif kabarık etekli elbiseler giyer ve erkekler de geniş vatkalı ceketler, rahat askılı pantolonlar, kısa kravatlar ve fötr şapkalar kullanabilir.
1930’larda olduğu kadar olmasa da Dünya’nın birçok yerinde swing hala oldukça popülerdir. Hala swing kursları düzenlenir ve swing için organizasyonlar yapılır. Bu organizasyonların en coşkulusu da her sene düzenlenen Stockholm Kültür Festivali’dir. Stockholm’de swing yapmak ve bu eşsiz organizasyonu ziyaret etmek için dünyanın birçok yerinden birçok özellikle bekar turistler Stockholm’e gelir ve bu hızlı ritmli müziğin ve enerjik dansın tadını çıkarır.

İlgili Makaleler