Müzik, Dans ve Tiyatronun Uyumu

Müzik, Dans ve Tiyatronun Uyumu

Müzik, Dans ve Tiyatronun Uyumu

Müzikal tiyatro hemen her kaynakta müzik, dans ve tiyatronun birleştiği teatral tür olarak anılmaktadır.  Müzik dansla desteklenirken, roman ve tiyatro için yazılmış kurgular yoğun şekilde izleyiciye aktarılır. Aşk, acı, neşe ve öfke müzik ve tiyatroyla uyumlu halde sahnede sergilenir.

Dünyanın her yerinde müzikaller sahnelenmektedir. Bir taraftan yüksek bütçeli Broadway yapımları hazırlanırken, diğer taraftan da düşük bütçeli sahnelemeleri görmek mümkündür. Bazıları Londra’daki West End ve New York’taki Broadway gibi yüksek bütçeli devasal tiyatrolarda sergilenirken bir kısmı da bölgesel ve turne tiyatrolarında sergilenmektedir. Avrupa ve Amerika haricinde Avrupa, Latin Amerika, Avustralya ve Asya’da da müzikal tiyatro eserleri izlenebilmektedir.

Bir tiyatro türü olarak da düşünülebilinecek müzikal tiyatronun kökenleri 19. yüzyılın ortalarına dayanır. 1920’li yıllarda monolog şeklinde başlayan müzikal tiyatronun ilk örneği 1927’ de sahnelenen Show Boat olmuştur. Show Boat ile başlayan serüven ilerleyen yıllarda gelişerek izleyicinin karşısına konmuştur.

Müzikal Tiyatro’da temel unsur, dramatik anlatımın müzik ile gerçekleştirilmesidir. Müzikal Tiyatro’nun temel anlatım aracı müziktir. Müziğin yanı sıra dans ve diyaloglar da kendilerine Müzikal Tiyatro içinde yer bulmaktadır. Diğer önemli unsur ise danstır. Dans olmadan müzikal tanımı yapılamaz. Müzikallerde sahne şovlarının gösterişi dans ile sağlanır.

Müzikal tiyatronun tarihçesini John Kenrick şöyle açıklamıştır;

‘Yolculuk, dramın bir müzikal tiyatro formu olarak başladığı Antik Yunan’la başlamıştır. Daha sonra Romalılar, Antik Yunan’dan ödünç aldıkları teatral konvansiyonların üzerine ilk tap dansı da dahil olmak üzere kendi numaralarını eklediler. Orta çağa geldiğimizdeyse müzikal dramatizasyonun, İncil hikayelerini aktarırken kullanıldığını görüyoruz. Zamanla bu kullanım çok uzun yüzyıllar boyunca Avrupa’da popüler olacak geleneksel pantomimin ve komik operaların oluşumuna yön vermiştir.’

Antik Yunan’dan günümüze ulaşan tarihi ile Müzikal Tiyatro, Müzikli Oyun, Opera ve Operetten dramatik yapısındaki müzik-tiyatro ilişkisindeki farklar noktasında ayrılmaktadır.

Dünyaca ünlü müzikallere bakacak olursak;

Grease (1978):

Grease

Grease

Bestecisi:  Michael Gibson, Jim Jacobs, Warren Casey

İlk kez 1978 yılında beyaz perdeye ve ardından müzikale çevrilerek sahneye aktarılmıştır. Başrollerini John Travolta, Olivia Newton-John ve Stockard Channing’in paylaştığı, 1950’lerde geçen müzikal romantik komedi türündeki film Danny ve Sandy’nin dillere destan aşkını ve yaşadıkları mücadeleleri konu alır. Komedi ve romantizm türlerini birleştiren en iyi örneklerden biridir.

The Phantom of The Opera (1999):

Mamma Mia

Mamma Mia

Bestecisi:  Björn Ulvaeus, Benny Andersson

Mamma Mia, dünyanın en ünlü müzikali olma özelliğini taşımaktadır. ABBA grubunun şarkılarıyla hazırlanmış olan bu müzikal 1999 yılından bu yana birçok ülkede, 170’i aşkın şehirde 30 milyondan fazla izleyicinin izlediği, eleştirmenlerin liste başı tuttukları bir yapıttır.

Mama Mia; Yunan Adalarında geçen bir aşk hikayesini anlatır.

The Phantom of The Opera:

The Phantom of The Opera

Bestecisi: Andrew Lloyd Webber

Fransız yazar Gaston Leroux’ın Operadaki Hayalet adlı romanından uyarlanmıştır. Bu müzikal, birçok kez sinemaya uyarlanmıştır. İlk kez 1986 yılında Londra’da sergilenen müzikal, korku öğelerini de içerir. Paris Operası’nda hayalet olarak tanınan, yüzü ileri derecede deforme olmuş bir müzik dâhisinin, yetenekli ve güzel Soprano Christine’e olan saplantılı aşkını konu alır.

Moulin Rouge (2018)

Moulin Rouge

Moulin Rouge 2001 yapımı romantik Jukebox müzikal filmidir. Filmde, ölümcül hastalığa yakalanan Moulin Rouge’un yıldızı, kabare oyuncusu Satine’e aşık olan Christian adında şair/yazar bir İngiliz gencinin hikâyesini anlatmaktadır

 

Singin’ in the Rain (1952)

Bestecisi : Arthur Freed, Nacio Herb Brown, Lennie Hayton

1952 yapımı bir Amerikan müzikali olan Singin’ in the Rain, sinema ve sahne sanatları tarihine geçmiş bir yapımdır. Film Hollywood’u gamsız bir şekilde tasvir eder, üç oyuncunun üstünden Hollywood’un sessiz film’den sesli filme geçişininin hikâyesini anlatır.

The Cats (1981)

Besteci: Andrew Lloyd Webber

The Cats, Andrew Lloyd Webber’in, T.S Eliot’un ‘Old Possum’s Book Of Practical Cats’ adlı kitabından uyarlayarak bestelediği bir müzikaldir. Müzikal, çok bilinen Memory şarkısını da bütün dünyaya tanıtmıştır. Müzikal ilk kez 1981’de West End’de, ardından 1982’de Broadway’de oynanmıştır.

 West Side Story (1964)

William Shakespeare’in Romeo ve Juliet ‘inin güncel bir uyarlaması olan film, gösterildiği dönemde büyük yankı uyandırmış, daha sonra defalarca müzikal gösteri olarak sergilenmiştir. Batı Yakasının Hikâyesi 10 Akademi Ödülü ve Grammy Ödülü ile 20’den fazla ödüle sahiptir.

“Batı Yakasının Hikayesi”, 1997 yılında Kongre Kütüphanesi tarafından “kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli” filmler arasına seçilerek ABD Ulusal Film Arşivi’nde muhafaza edilmesine karar verilmiştir.

Chicago (1975)

İlk kez 1975 yılında bestelenen Chicago, 1926 yılında Maurine Dallas Watkins tarafından yazılan bir tiyatro oyunundan esinlenmiştir. Broadway’de Chicago’dan daha uzun süre gösterilen tek müzikal 23 Kasım 2014’te 7486. performansıyla Cats’i geride bırakan The Phantom of the Opera’dır

Kaynaklar:

Vikipedia

Müzikal Tiyatroya Giriş Uzm. Zeki TÜZÜN*

Gans, Andrew. “”All That Jazz”: Chicago Becomes Second Longest-Running Broadway Show Tonight” 4 Ağustos 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Playbill.com, 23 Kasım 2014

 

İlgili Makaleler