Geçmişten Günümüze Yunan Dansı ve Sirtaki-Hasapiko

Geçmişten Günümüze Yunan Dansı ve Sirtaki-Hasapiko

Dans etmek tarih boyunca Yunan halkı için hep önemli bir etkinlik olmuştur. Antik Yunan’da dans, şarkı ve müzik tiyatronun ayrılmaz parçalarıydı. Hatta “koro” ve “koreografi” sözcükleri Yunancadan gelmektedir.

Bunun yanı sıra Antik Yunan edebiyatında birçok yerde dansa ve müziğe göndermeler yapılmıştır. Bu dönemin eserlerinde gençlerin el ele tutuşup dans ettiğine dair betimlemeler bulunmaktadır. Bu eserlerde dansçılar çoğu zaman, günümüzdeki Yunan halk danslarında olduğu gibi, bir çember veya sıra halinde, müzisyenler de genellikle bu çemberin ortasında betimlenmektedir.

Sirtaki dünyanın pek çok yerinde, bizim ülkemizde de olmak üzere; ulusal Yunan dansı olarak bilinir. Fakat Yunanistan içinde durum böyle değildir, en az Sirtaki kadar hatta belki de ondan daha fazla yaygın olan birçok Yunan dansı bulunmaktadır. Ülke içindeki yaygınlığına bakılacak olursa, Yunanlar’ın ulusal dansı, Sirtaki’ye oldukça benzeyen Sirto’dur.

Sirtaki-Hasapiko dansı Bizans döneminde İstanbul’da oynanan Hasapiko Argo (Ağır Kasap) dansından doğmuştur. Hasapiko ağırlıklı olarak İstanbul’un Fener ve Balat semtlerinde, kasap loncaları arasında doğdu ve buradan Yunan dünyasına yayılmıştır.

Sirtaki 1960’lı yıllarda kullanılmaya başlamıştır. O yıllara kadar asıl kullanılan sözcük Hasapiko ve onun türevleridir; Hasapiko Argo (Ağır Kasap), Hasapiko Grigoro (Hızlı Kasap) veya Hasaposerviko (Sırp Kasap Havası) gibi…

Sirtaki sözcüğü, bir diğer ve daha çok oynanan Yunan dansının adı olan Sirto sözcüğüne, Yunanca’da küçültme ve şirinleştirme eki olan -aki soneki eklenerek elde edilmiştir. Böylece Hasapiko Argo ile Sirtaki arasındaki farka gelmiş oluyoruz; Hasapiko Argo aynı ritimle başlayıp aynı ritimle biten yavaş bir danstır. Ağır bir ritimle başlayan Hasapiko Argo belli bir noktadan sonra giderek hızlandırılmaya başlamıştır. İşte bu yeni türü saf Hasapiko’dan ayırmak için Sirtaki sözcüğü türetilmiştir. Yani Sirtaki, Hasapiko Argo ile başlayan ama bir süre sonra hızlanan dansın adıdır. Öyleyse Sirtaki hem Hasapiko’ya bağlıdır hem de ondan bağımsızdır diyebiliriz.

Yunan kültürünün özgünlüğü hakkında kaygı taşıyan çevreler Sirtaki sözcüğünü içi boşaltılmış bir sözcük olarak görür ve bu Hasapiko sözcüğünü kullanırlar.

Sirtaki-Hasapiko parçalarının müziksel yapısı çoğu zaman 2/4’lük bir ölçüye dayanır. Tempo genellikle 60-65 bar/dakika biçimindedir. Bu standart ölçünün yanı sıra, özellikle Sirtaki parçaları 2/4’lük Hasapiko ölçüsü ile başlayıp, 4/4’lük Hasaposerviko ölçüsü ile bitmektedir.

Sirtaki-Hasapiko müziklerinin geleneksel enstrümanı kuşkusuz Buzuki’dir. Yunanca’daki “buzuki” sözcüğü Türkçe’deki “bozuk” sözcüğünden türemiştir; zira buzuki olarak bilinen çalgı, Anadolu’da yaygın bir şekilde kullanılan Bozuk Saz’ın küçültülmüş bir türevidir. Buzuki dışındaki Sirtaki-Hasapiko müzik enstrümanları arasında şunlar sayılabilir: bağlama (bağlamadaki), ud (udi), santur (santuri), kanun (kanoni), çimbalo (santurun biraz daha geliştirilmiş türevi), laterna ve akordeon. Yeni müziklerde bunlara org, gitar ve piyano da eklenmiştir. Müziklerde kimi zaman bu enstrümanlardan birkaçı, kimi zaman da tümü çeşitli kombinasyonlarla bir araya getirilerek, birlikte veya dönüşümlü olarak kullanılmaktadır. Ancak buzuki ve bağlama çoğu parçada temel enstrümanlar olarak öne çıkar.

Sirtaki-Hasapiko yalın bir danstır. Bu dansta da belli bir beceri ve ustalık. Hayatlarında hiç dans etmemiş insanlar bile çoğu figürü kolayca öğrenebilir. Genel olarak bakıldığında, bu dansta öğrenilmesi zor olan şey figürler değildir; esas zorluk dans tavrı ve estetiği kazanma noktasında karşımıza çıkıyor. Figürlerin bedene iyice oturup refleksleşmesi anlamına gelen estetik ise zamanla, ancak bir figür defalarca yapıldıktan sonra kazanılabiliyor. Bu dans figürleri ele alındığında, Sirtaki-Hasapiko figürleri üç farklı kategoriye ayrılır; coşku ve sevinç figürleri, koy verme ve dağıtma figürleri, toparlanma ve durulma figürleri. Bu figürlerin tümü aynı müzik parçasında ardışık olarak yapılabilir; öte yandan bazı şarkılar belli bir figür grubuna daha uygundur.

Son olarak Sirtaki dansı, kendi kültürlerinin özgünlüğüne önem veren Yunanlılar için pek de iyi şeyler çağrıştırmıyor. Bu dansın fazlasıyla turistikleşip ülkenin yegâne dans sembolü haline gelerek diğer birçok güzel dansı gölgede bırakması kimi çevrelerce tepkiyle karşılanıyor. Türkiye’nin zengin dans repertuarına rağmen batılı ülkelerde hep Oryantal ile -üstelik de kötü biçimde karikatürize edilmiş halde- özdeşleştirilmesi gibi bir duygu söz konusu.

İlgili Makaleler