SELULİT VE TEDAVİSİ

SELULİT VE TEDAVİSİ

Her on kadından dokuzunda selülit olduğu biliyor muydunuz? Dünyadaki kadınların yüzde %90’ı selülitli. Selülit, şişman ya da zayıf ayrımı yapmadan, özellikle ergenlik döneminden itibaren hormonal değişikliklerin etkisiyle her yaş grubunda ortaya çıkan yağ hücrelerinin deformasyonuyla ilgili estetik bir sorun.

 

Bu sorunun tanımı ilk kez 1920’lerin başında Fransız doktorlar tarafından yapılmıştır. Birkaç yıl öncesine kadar fast–food hormonlu bol kimyasal maddeler içeren gıdaların hava kirliliğinin kısacası modern yaşam biçiminin bir yan etkisi olduğu sanılıyordu. Şimdilerdeyse, tam da öyle olmadığı ortaya çıktı.

 

Selülit Nasıl Oluşur?

Cilt altında (subcutanöz) yağ dokusunun genişlemesi ile oluşur.

Bu genişleme;

Mikrosirkülasyonu bozar, lenfatik dolaşım bozulur ve dokularda hücreler arası mesafelerde yağlarda birikmeye başlar.

Cilt altı kalınlığının artması sonucu yağ birikimleri yer yer cildin dışarıya çıkıntılar yapmasına neden olur (portakal kabuğu görüntü).

Bu birikim adele ve eklem fonksiyonlarında azalmaya, sırt ve bel ağrılarına, çabuk yorulmaya, varisler ve cilt deformasyonlarına, doku sarkmalarına, cilt çatlaklarına yol açarak kişinin psikososyal yapısını da bozmaya başlar.

Kısacası sadece bir kozmetik problem olarak başlayan selülit bir hastalık gibi karşımıza çıkar. Çoğunlukla kadınlarda görülür, en çok bacak ve kalçalarımızda ortaya çıkar. Sigara içen kadınlarda içmeyenlere göre fazla görülür. Erkeklerde ise yağlanmanın daha fazla olduğu karın ve bel yanlarında görülebilir. Sellülit yağ fazlasının olduğu bölgelerde daha yoğun olmakla beraber, selülit oluşması için kilo fazlanızın olmasına gerek yoktur.

 

Selulit dereceleri

Selülit, histopatolojik ve klinik özelliklerine göre dört evrede incelenebilir

Evre 1: Hasta asemptomatik olup, klinik bulgu saptanmaz areolar tabakada kalınlaşma mevcuttur.

Evre 2: Derinin sıkıştırılması veya müsküler kontraksiyon sonrası solukluk, ısıda azalma ve elastikiyette azalma oluşur.

Evre 3: Dinlenme anında tipik portakal kabuğu görünümünün belirgin olduğu; evredir.

Evre 4: Evre 3 ile aynı özellikler gözlenmesine rağmen, klinik olarak daha gözle görülür ve ağrılı nodüller, derin dokularda yapışıklıklar ve deri yüzeyinin tam anlamıyla dalgalı bir görünüme bürünmesi halidir.

 

Selülit Tedavisi

Günümüzde selülit için kullanılan tedavi yöntemlerinin pek çoğu selülit görünümünde orta düzeyde bir iyileşme sağlarken bu iyileşme zamanla belli oranda geri dönüşlüdür.

  • Tetikleyici Faktörlerin Ortadan Kaldırılması (Kilo Verme)
  • Fiziksel, Mekanik ve Termal Yöntemler

 

Endermoloji , bir masaj aleti ile bölgesel yağların yok edilmesi yöntemidir.Bu alanda yapılan bilimsel araştırmalar selülit evresinin ve portakal kabuğu görünümünün azaltılmasında hafif derecede bir etkisi olduğunu gözlemlemişlerdir

 

Subsizyon, selülitin giderilmesi için kullanılan girişimsel bir metoddur. Lokal anestezik uygulanarak selulitli bölgeye iğne ile girişim yapılması yöntemidir.

 

Mezoterapi yani subkutan yağ dokunun çözülmesi için birtakım etken maddelerin enjeksiyonu işlemi, selülit tedavisinde sık kullanılan tedavi yöntemlerindendir Solüsyonlar, lipolize neden olan kafein, aminofilin ve teofilin gibi metilksantinler, hormonlar, enzimler, bitki ekstreleri, vitamin ve mineraller gibi içeriklerden hazırlanabilir.

 

Ultrasonografi Ultrasonik enerji, uygun doz ayarlamaları ile kavitasyon; mikromekanik bozulma ve termal hasar olmak üzere üç mekanizma ile doku yıkımı yapar. Ekstrakorporal şok dalgası tedavisi (ESWT) selülit tedavisinde kullanılan ultrasonik tedavi yöntemlerinden biridir. Ultrasonik liposculpturing adı verilen yöntem, selülit tedavisinde geleneksel yağ aldırmaya nazaran daha modern, daha güvenli bir teknik olarak değerlendirilmektedir.

 

Yağ Yıkımı için Kullanılan Lazerler Lazer-aracılı lipoplasti, günümüzde sık tercih edilen tedavi modalitelerinden biri olup, ilk kez 2000’li yıllarda yapılan çalışmalarda Nd-YAG lazer eşliğinde yağ aldırma teknikleri ortaya konmaya başlanmıştır.

 

Radyofrekans Son zamanlarda, radyofrekans (RF) teknolojisini uygulayan girişimsel olmayan metodlar, selülit tedavisinde önem kazanmaya başlamıştır.Bu tedavi yönteminde, düşük enerjili diode lazer, kızılötesi ışın (700-2000 nm), bipolar RF, kontakt ısıtma, emiş gücü, masaj ve bunun gibi farklı tedavi konseptlerini kombine ederek etki eden çeşitli sistemler kullanımdadır.

 

Buz-Şok Lipolizi tedavisi vücut biçimlendirmesi açısından cerrahi yöntemlerin yerini alabilecek güvenli, etkili ve girişimsel olmayan bir metod olarak değerlendirilmiştir

 

Farmakolojik Ajanlar Katekolaminler Kafein, Aminofilin, Teofilin ve Teobromin gibi Metilksantin grubu ajanlar β-agonistler grubunda sınıflandırılmakta olup selülit tedavisinde üzerinde en çok çalışma yapılmış gruplardan birisidir. Bu etken maddelerin lokal uygulanmasının etkili olduğu görülmüştür.

 

Bitkisel Ürünler Mine çiçeği, yeşil çay, limon, rezene, arpa, çilek, soya gibi pek çok bitkisel içerik selülit tedavisinde incelme kürü olarak kullanılmıştır. Bunların çoğu periferal mikrosirkülasyon ve lenfatik drenajı arttırarak etki etmektedir.

 

Ecz.Aslı ÇELEBİ

S.B.Ü.Tepecik E.A.H.

 

ilachaber
ilachaber
ADMINISTRATOR
PROFİL

İlgili Makaleler