Şiddetsiz İletişim

Şiddetsiz İletişim

İletişimde yaşanan sorunlar hayatımızda üzüntü, keder, kaygı, mutsuzluk ve değersizlik duyguları gibi önemli sorunların sebebi olabilmektedir. Uzun zaman büyük sebeplere bağlanan sorunlar iletişimdeki ufak değişikliklerle giderilmekte, hatta bazen tamamen çözülebilmektedir. Şiddetsiz iletişim tam da bunun için gereklidir.

İletişimin şiddet içermesi için kaba sözler ya da küfre gerek yoktur. Hakaret, aşağılama, iğneleme, küçümseme, bazen küsme ki pasif bir şiddet diyebiliriz, iletişimde şiddeti gösterir. Susmak, karşıdakini dinlememek, yok saymak, geçiştirmek de iletişimde şiddet olabilir.

Şiddetsiz iletişim, zorlayıcı şartlar altında bile insanca davranma yeteneğimizi güçlendirecek dil ve iletişim becerileri üzerine kuruludur. Amaç, insan olarak birbirimizle nasıl iletişim kurduğumuzla ilgili doğal bilgi birikimimizi yoklamak ve bu bilginin somut olarak kullanıldığı bir hayat tarzı sürmemize yardımcı olmaktır. Bu yöntemle sözlerimiz, alışkanlık haline gelmiş ve otomatikleşmiş tepkiler olmaktan çıkıp ne anladığımız, hissettiğimiz ve istediğimizin farkında olduğumuz bilinçli tepkiler haline gelir. Şiddetsiz iletişim ile birlikte gözlem yapmayı, yargılama ve eleştiriye bağlı olarak savunmaya geçmemeyi hem kendimizi ve başkalarını hem de niyet ve ilişkilerimizi yeni bir açıdan değerlendirmeyi öğreniriz.

ŞİDDETSİZ İLETİŞİM

Şiddetsiz İletişim’de Dört Adım
1. Gözlem: Herhangi bir durumda tam anlamıyla ne olduğunun gözlemlenmesi gerekir. İşin içine yargılama veya değerlendirme katmadan gözlemimizi dile getirmek iletişimde açıklığı da birlikte getirir. Orada ya da o olayda ne oldu? Somut davranışlara bakıyoruz. Başkalarının davranışlarını ya da sözlerini gözlemlediğimizde hayatımıza olumlu ve olumsuz katkısı olan ya da olmayan neleri görüyoruz? Ve bunları söylüyoruz.

2. Duygu: İkinci adım hissettiklerimizi ifade etmektir. Gözlemlerimiz sonucunda ne hissettiğimizi ifade etmektir. Üzüldünüz mü, kızdınız mı, korktunuz mu, incindiniz mi, neşelendiniz mi, memnun mu oldunuz, rahatsız mı oldunuz? Ancak bazen ne hissettiğinizi anlamakta ya da duygu ve düşüncenizi birbirinizden ayırt etmekte zorlanabilirsiniz. Böylesi bir durumda duygu ve düşüncelerinizi tanıma ve anlamanıza yönelik eğitim almanız gerekebilir. Çünkü duygularınızı tanımamanız kendinizi sınırlı olarak anlatmanıza ve bazen anlaşılmamanıza neden olabilir.

3. İhtiyaç: İnsan olarak hepimizin birtakım ihtiyaçları var. Varlığımızın kabul edilmesine, güvenmeye, yakın olmaya, ait olmaya, özerk olmaya, onaylanmaya, kendi yolumuzu seçmeye, sıcaklığa, eğlenmeye, dengeye, özene, takdire, sevgiye, şefkata, saygıya, anlaşılmaya, dengeye, netliğe, desteğe, önemsenmeye… “Başkası hakkındaki yargı, eleştiri, teşhis ve yorumlarımız özünde ihtiyaçlarımızın yabancılaşmış halidir.” diye yazıyor bir kitapta. Haklı da! Bizler ne ihtiyacımız olduğunu farkına bile varmadan büyüyen insanlar oluyoruz çoğu kez. İhtiyaçlarımız hakkında düşünmüyoruz bile. Düşünsek ve farkına varsak bile söylememiz engelleniyor. Şımarıklık, bencillik, rahatlık, bazen de gereksiz bir özgüven olarak isimlendiriliyor çünkü. İhtiyaçlarımız karşılanmadıkça otomatik olarak diğerlerinin kusur ve hataları üzerinde düşünmeye başlıyoruz. İhtiyaçlarımızı ifade etmek karşılanma olasılıklarını yükselir. Daha sakin, huzurlu ve mutlu insanlar oluruz. Bunun için önce kendi ihtiyaçlarımıza değer verelim, fark edelim ve ifade edelim.

4. İstek/Rica: Şiddetsiz İletişimin dördüncü adımı hayatımızı zenginleştirmek için başkalarından ne rica etmemiz istediğimizi bilmek ve ricamızı nasıl dile getireceğimizdir. Bu karşımızdaki insandan ihtiyacımızı karşılayabilecek somut bir eylemde bulunmasını istemektir. Peki ricamızı nasıl dile getirelim ki karşımızdaki ihtiyaçlarımıza şefkatle cevap vermeye gönüllü olsun?

1. Ne istediğinizin farkına varın ve karar verin.
2. İstemediklerinizi değil istediklerinizi dile getirin. İnsanların olumsuz ricalara direnç gösterme olasılıkları yükselir.
3. Belirsiz bir dil kullanmaktan kaçının. Net ve olumlu bir dille somut bir eylem rica ederseniz gerçek isteğiniz ortaya çıkar.
4. Ricalarınız duygu ve ihtiyaçlarınızdan kopuk olmasın.
5. Yolladığınız mesajınızın karşı tarafa ulaştığından emin olmak için, duyduğunu kendi sözleriyle tekrarlamasını rica edin. Bir başkasını dinlerken bunu siz de yapabilirsiniz.
6. Sizi dinleyen kişinin ne hissettiğini ve düşündüğünü sorun. Dinleyen harekete geçmeye istekli mi?
7. Karşınızdaki kişinin söylediklerinizi talep olarak görmediğinden emin olun. Aksi taktirde davranışı boyun eğmek ya da başkaldırmak olacaktır.
8. Sizi dinlediği ve ricalarınızı gerçekleştirmek için hevesli olduğu için teşekkür edin.

 

İlgili Makaleler