Dostluklara Yelken Açmak

Merhaba Sevgili Okurlar,

Pandemi kelimesi günlük hayatımıza girdiğinden bu yana; “Ha bitti, Ha bitecek!” derken içinde kaldık küresel bir felaketin…Tam da “Nasıl geçecek bu günler?” diye düşündüğümüzde, doğal afetlerin ardı arkası kesilmedi. Öncesinde deprem ile sallandı yüreklerimiz; sonrasında yangınlarla yüzleşti gözlerimiz… Derken; seller, heyelanlar aldı götürdü kalan son umutlarımızı… Hayatlarımız adeta bir savaş alanına dönüştü; zorluklar etkiledi ruhlarımızı ve bedenlerimizi. Mesleğimiz savunma hattına çekilirken; meslektaşlarımız da umutlarını yüreklerine gömdü.

Pandeminin ve hayatın getirdiği olumsuzluklar karşısında eczanelerimiz ise maalesef hastalarımızdan uzaklaşmaya başladı. Yıllardır mottomuz olan “Eczacınız en yakın sağlık danışmanınızdır” sözü, “Lütfen bize daha az danışın” içeriğine dönüştü. Peki, bunun başka çözümü olamaz mıydı? Ya da bizler, hem danışmanlık hizmeti verebileceğimiz hem de kendimizi ve hastalarımızı güvende tutacağımız bir ortam yaratamaz mıydık? Olabilirdi… Bu söylediklerim bugün de geçerli savlar değil mi? Hazır seçimler yaklaşıyorken; TEB yönetimine aday olacak meslektaşlarımıza bu konuda proje üretilmesine yönelik talepte bulunmak mantıklı olmaz mı? Bana göre, değişen ve dönüşen dünyada herkesin güvenli olacağı ortamı sağlamak öncelikler arasında yer almalıdır.

Küresel felaketin meslek hayatımıza soktuğu bir kavram da ‘Devam Reçetesi’ oldu. Aslında bu uygulama, eczanelerin biraz daha sağlam durmasını sağladı ancak kaosu da beraberinde getirdi. Kimi zaman hastanın istediği ilaçlarlar alınmış gözüktü kimi zaman ilaç temini noktasında eczanelere karşı olumsuz bakışı daha da körükledi. Hatta vatandaşın gözünde mesleğimizin değersizleştiğini söylemek anlamsız hale geldi. Birçoğumuz eczacılığın geleceği adına var gücümüzle çalışmaya devam ettik fakat nereye kadar? Evet, bazıları her şeyi kısa vadeli kazanç olarak görebiliyor ancak fark etmedikleri, uzun vadede ortaya çıkan sorunlar olacak. Kayıplar maddi değil itibarını yitirmiş bir meslek adına gerçekleşecek. Bunu önlememiz gerekiyor.

Değerli meslektaşlarım,

Yaşadığımız onca soruna ve olumsuz gelişmeye rağmen mesleğimiz adına en büyük umudumuz yine sizlersiniz… Bunu hem bir vatandaş hem de eczacı olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Çünkü bu kadar sıkıntıya rağmen birlikte olmaktan hiç vazgeçmiyoruz; insanlara yardım ediyor; doğayı ve onun nimetlerini korumak için canla başla çalışıyoruz. Bunları aynı duyguları paylaşan bir mesleğin fertleri olarak yapıyoruz. Aslında bu durum, içimdeki sevgiyi ve mesleğime olan bağlılığımı daha da artırıyor. Gurur duyarak söylüyorum: “İyi ki bu mesleğin bir mensubuyum”

Sevgili okuyucularımız,

Ben ve Basın Yayın Çalışma Gurubu’nda yer alan meslektaşlarım, İzmir Eczacı Odası’nın resmi yayını İlaç Haber Aktüel Dergisi’nin 60’ncı sayısını sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Özgün içerikle hazırlanan dergimizin birçok konuda, sizleri ve kamuoyunu aydınlatacağına da inanıyoruz. Kendi adıma söylemek isterim ki; bu bir ekip işi ve bu süreçte ben birçok şey öğrendim. Ancak bazen, yeni ufuklara ve güzel dostluklara da yelken açmak gerekiyor. Dolayısıyla editör olarak sizlere buradan son kez sesleniyorum. Elbette bundan sonraki dönemde de mesleğimize, Odamıza ve dergimize katkı sunmaktan onur duyacağım. Üzülsem de bunu bir veda değil; bayrağı bir sonraki meslektaşımıza teslim etme gayreti olarak düşünmenizi temenni ediyorum. Başta İEO Yönetimi olmak üzere; çalışma grubundaki arkadaşlarıma; yazılarıyla yayınımıza katkı sunan yazarlarımıza teşekkür ediyorum. Sağlıklı günlerde buluşmak dileğiyle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Editör Ecz. Tülay BASUT